Hava
yağmurlu bu sefer damlalar pencereme vuruyor teker , teker, ardından süzülüyor
sıraya girerek akıyor , gidiyorlar.
Sokak tan
şakırtılar duyuyorum . Arada caddeden geçen araçların sesini , gece yağmur sesi
ile coşkulu Zamanın içerisinde bir yere
gitme telaşındakiler ile evlerinde oturanlar dışında ; sokak da kalanlar, açlar, alkolikler, sevgisizler, acımasızlar,
toklar, kaygısızlar, dertliler, kimlikleri yüzünden dışlanan , ezilenler, kadınlar,
erkekler tükenmez bu tanımlar bilirsin, görebilirsin içindesin yaşarsın Uyursam
geçer dediğin olmuştur.
Hafta sonu
İl dışına gittim. Karlı dağları tepeleri gördüm Dere kenarında durdum akan suyu
özlemişim Çağıldamasını dinledim, baharın yeniden uyanışını , çiçeklendiğini gördüm.
Bir telaş
bir telaş çiçeklerim açtı meyve sunacağım beni bekleyin, der gibi bahar,ağaçlara
çiçeklenecek sin demiş onlarda renklenmişler. Uyanışa geçmişler.
Uyanmak
deyince uyumanın uyanmaya sevgisizliği, ya da uyanmanın uyumaya meyli arasında
kalmışsan yeniden beklentilerin olduysa hala her gecenin sabahında bedenin deki
yavaşlamayı hissederek bağımlı olduğun DÜNYA İNSANLIK ŞURASININ toplantılarına
yetişebilme çabanı , eylemlerini , sevgilerini , yapacaklarını hep beraber
uyandırdığın için ağırlaşan yükünün tek başına kaldıramayacağını fark ettiğinde
duyduğun acı en büyüğüdür. YALNIZ olmak Pat! Küt!
Bir acı
haber duyar aniden sarsılırsın. Zamansız son yolculuğuna çıkan tanıdığın
insanı, insanları düşünürsün. Ölümün ardından sevenlerinin acısını hissedersin.
ORDA DUR! Ne baharın gelişi, ne ağır , ağır yağan yağmurun sesi, ne de yalnız
yüklendiğin hayat sana girdiğin şeritte çok kalabalık bir bütünlüğün parçası
olduğunu hatırlatır.SUSARSIN.
O bütünlük,
büyük bir gürültü ve moloz yığınından ibarettir.MOLA dersin birden
28-Mart-
Erenköy
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder