28 Mart 2013 Perşembe

UYANMAK



Hava yağmurlu bu sefer damlalar pencereme vuruyor teker , teker, ardından süzülüyor sıraya girerek akıyor , gidiyorlar.

Sokak tan şakırtılar duyuyorum . Arada caddeden geçen araçların sesini , gece yağmur sesi ile coşkulu  Zamanın içerisinde bir yere gitme telaşındakiler ile evlerinde oturanlar dışında ; sokak da kalanlar,  açlar, alkolikler, sevgisizler, acımasızlar, toklar, kaygısızlar, dertliler, kimlikleri yüzünden dışlanan , ezilenler, kadınlar, erkekler tükenmez bu tanımlar bilirsin, görebilirsin içindesin yaşarsın Uyursam geçer dediğin olmuştur.

Hafta sonu İl dışına gittim. Karlı dağları tepeleri gördüm Dere kenarında durdum akan suyu özlemişim Çağıldamasını dinledim, baharın yeniden uyanışını , çiçeklendiğini gördüm.

Bir telaş bir telaş çiçeklerim açtı meyve sunacağım beni bekleyin, der gibi bahar,ağaçlara çiçeklenecek sin demiş onlarda renklenmişler. Uyanışa geçmişler.

Uyanmak deyince uyumanın uyanmaya sevgisizliği, ya da uyanmanın uyumaya meyli arasında kalmışsan yeniden beklentilerin olduysa hala her gecenin sabahında bedenin deki yavaşlamayı hissederek bağımlı olduğun DÜNYA İNSANLIK ŞURASININ toplantılarına yetişebilme çabanı , eylemlerini , sevgilerini , yapacaklarını hep beraber uyandırdığın için ağırlaşan yükünün tek başına kaldıramayacağını fark ettiğinde duyduğun acı en büyüğüdür. YALNIZ olmak Pat! Küt!

Bir acı haber duyar aniden sarsılırsın. Zamansız son yolculuğuna çıkan tanıdığın insanı, insanları düşünürsün. Ölümün ardından sevenlerinin acısını hissedersin. ORDA DUR! Ne baharın gelişi, ne ağır , ağır yağan yağmurun sesi, ne de yalnız yüklendiğin hayat sana girdiğin şeritte çok kalabalık bir bütünlüğün parçası olduğunu hatırlatır.SUSARSIN.

O bütünlük, büyük bir gürültü ve moloz yığınından ibarettir.MOLA dersin birden

28-Mart- Erenköy

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder