salyangoz ağır, ağır ilerledi.Kuğu yavaş, yavaş süzüldü.Kartal yükseklerden gördüğü avına, sessizce süzülerek yaklaştı.Kedi ciğercinin önünde bekledi.Tren gardan ağır, ağır hareket etti.Kağıttan yaptığım kayığım, suyun üzerinde sessizce yol almaya başladı...Hava gittikçe soğudu. Ellerimi koltuğumun altına gizledim. Yola çıktım. Akşam olmak üzere idi.Yavaş, yavaş evlerin lambaları sokaklarını aydınlatmaya başladı. Uzaklardan bir köpek havladı.Sessizliği bozdu.Avazım çıktığı kadar bağırdım.Kimse duymadı.Ben bağırdım. Köpek havladı, havladı havladı.sesimin onu rahatsız etmesinin ne gibi bir açıklaması olabilirdi? .Anladım.İkimizde yalnızdık.Üstelik ilk önce o havlamıştı,. ben sonradan.......karşılık vermiştim.Rüzgarın sesi seslerimize ortak çıkmıştı.Kapılar pencereler kapalıydı.Kapalı evlerin içerisinde acaba ne kadar ses birikmişti? Elimde bir makına olsa da ben onun bir düğmesine basabilsem ve sırayla kapalı evlerin içindeki sessiz çığlıkları dışarıya özgürlüklerine kavuşturabilsem diye düşündüm.
Safiye Mine Erdurak
14 mart 2010
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder