20 Mart 2013 Çarşamba

OLDUĞUN GİBİ




Geçenlerde bir moloz yığını dediğim yaşamın kendisinin ayrıntılarına değinmek istiyorum. Beni üzen şeyler insanoğlunun varlık ve varsıllık sorununu hala çözememiş olmasıdır. Olduğun ve yaşamın kendisinde hissedebildiklerin seni insan kılan değerler ara ,ara kimliğine yüklense de ne hakla bunlardan vaz geçip, kim olduğunu unutarak varsıllık peşinde kendini bilmez olarak şeridin de dışarı çıkma gayretini anlamıyorum senin?

Etrafında olan ve biten e duyarlı isen zaten sorun yoktur. Birde duyarlıyım diyen ama gayret göstermeyen yaşamını gerçekten hafife alan bir salak sürüleri vardır. Onlar o kadar inanırlar ki en doğru hareket ettiklerine, kimsesizler bile onlardan daha iyidir. Sosyal hayatın paylaşımları artık büyük ölçüde sanal ortama kaydı. Sanal dediğimiz alanlar gerçeklerin çarpıştığı, normalde belki hiç bir zaman kendinde olamayacağın işlevselleri yapar durumuna düştün sen! Kimdi seni bu ortamda özgürleştiren? Neydi? Dilediğini söylemek, dilediğini yayınlamak, hatta bazen çizgi dışına çıkıp söylemlerde bulunabilmek seni sen yaptı mı? Ona bak sen ne kadar SEN ol dun? Neden bu kadar açık yürekli oldun? Yada çok korktun sadece izledin.yada sahte bir kimlikle röntgencilik yaptın edepsizce!

Beynimin içerisinde olan bir baskı bazen beni umutlandırıyor. Bazen boğazımdaki düğüm buradayım dedirtiyor. Bazen de üşüyorum.

Sancılarının acısını sen çekeceksin hayatın karmaşıklığını sen zaten tek başına asla çözemezsin o akıp gidecek ama giderken sana bir şeyler bırakacak onların değerini bil sadece Su içtiğinde ya da bir lokma ekmek çiğnediğinde sen ol yeter.

Senin ve benim olan gücümüzü kim kırıyor? Neden bu böyle? Yapmasaydım iyi idi… çok yedim, çok içtim çok harcadım !

Bırak bu sancılı düşünceleri sadece YAŞAMAYI SEVDİM dersin olur biter kendine bu sevmeyi öğret güdülerinin yanına eklediğin düşünme olgusunu ilk önce kendine kullan lütfen. Kıvırma kalçalarını hangi erk olursan ol.

SAKİN OL. Kendin Ol YAŞA….

20 MART –Erenköy

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder