Safiye Mine, (seni bundan sonra böyle
anmak lazım, çok hoş
yaşamak için çalışmak
yerine çalışmak için yaşamayı tercih etmiş bir sanatçı. Bakış açınız böyle
olunca, sanatçı olarak izleyici ile didişmek yerine, konuyla didişmeyi ve
ürettiğinizi paylaşmayı başarıyorsunuz. Safiye Mine’yi her hangi bir kulvara
yerleştirmek son derece zor, zira anlatım tarzı zamana, ışığa, gündelik
deneyimlerine ve rüyalarına göre sürekli olarak değişiyor, yenileniyor. Ancak
değişmeyen samimi bir anlatım ve ilk bakış da gizemli olduğunu sandığınız ama
son derece yalın bir ifade gücü.Bu ifade gücü izleyiciyi resmin içine
çekmeyi başarıyor, kendinizi sorgulamaya başlıyorsunuz. Aslında
kökeni şamanik bir geçmişe kadar uzandığı için ortak belleğimiz de
varolan, şu kafamızı çok karıştıran mistik dünyamıza bir kapı açılıyor. Girmek
için arzu duyuyorsunuz, öte yandan bilinmezin korkusu içinde gözleriniz başka
yere kaçırıyorsunuz. Benim için Safiye Mine’nin son çalışmaları lise
son sınıfta ki karnem gibi, büyüklerime göstermekten korktuğum,
yaşıtlarıma gururla gösterdiğim ama gerçeğin ta kendisi olduğu
için kabullenmek de zorlandığım halimin düz bir alana muzipçe, hınzırca
indirgenmiş hali.
Ayhan Uçmaklı
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder