6 Mart 2013 Çarşamba

Bedri Baykam - Eleştiri / Critic




Safiye Mine’nin boya ile ilişkisi ise daha soyut ve ‘’bu dünyanın dışında’’ bir uzamı çağrıştırıyor. Birer hayalet olarak, bu ortamda figürler varlığını sürdürürcesine, bu sefer tam aksine varlık ve hiçlik arasında gidip geliyorlar. Burada boya, yalnız bir iletken değil, aynı zamanda konunun ta kendisi, yakından tanıma fırsatı bulduğum Safiye Mine, boya ile sanki ‘’ikinci bahar ‘’ tadında bir aşk yaşıyor. Ve aslında günümüz sanatında en zor yolu seçiyor. Ama bu riskli yola bilerek ve severek çıkmış olması, kimi resimlerinde şaşırtıcı sonuçlara, en geleneksel malzemeyle ulaşmasını sağlıyor.
Safiye Mine’nin son işlerinde, içsel bir yaşamın evrenin yapısıyla olan didişmesini izliyoruz. İnsani, hayvansal ve bitkisel bir dünya yaşamının buluştuğu bir cenk alanında yaşanıyor bu ‘’hayata gel’’ çağrısı. cinsellik, hınzırlık, yakarma, sanki yaramaz bir kedinin tırmıkları ile bu kazanın ‘’köpürttüğü’’yüzeylerde kalıcı ize dönüşüyor.
Safiye, bu hayatın içinde kendi yaşamını sanata adamış gerçekten bir sanat emekçisi.
Bedri Baykam /3 kasım 2011-İstanbul

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder